Maç Sabahı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Maç Sabahı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2012 Salı

Geçti Antep Deplasmanı, Uç Kartal'ım Niğde'ye

Deplasmanda alınan Gaziantep mağlubiyeti sonrası Beşiktaş'ımız, bu seferde Türkiye Kupası 2. tur mücadelesi için bugün Niğde deplasmanında Niğdespor ile saat 14:30 da karşılaşacak.

Niğdespor takımı, Bölgesel Amatör Lig 5. grupta mücadele ediyor. 5 Şubat Stadyumu'nun kapasitesi ise 5.000 kişilikmiş.
Bizim için kolay ve önemsiz bir maç gibi dursada 350 bin nüfuslu Niğde şehrinde elbette kura çekiminden beri heyecanlı bir bekleyiş var. Kupa maçlarını, maç bahanesiyle büyük takımların ülkemizin değişik şehirlerine adeta turneye giden sanatçılar gibi deplasmanlara giderek kattığı bu güzel duygular yüzünden çok seviyorum.

Hak edenin kazanmasını dilerken tabiki gönlümüz ve arzumuz Beşiktaş'ımızın galip gelmesinden yana. Pankart ile jest yapan Niğde kulübüne şahsım adına teşekkür ederim.

6 Mart 2012 Salı

Yazı mı - Tura mı ?



Avrupa kupalarında yoluna devam eden tek Türk takımı Beşiktaş'ımız, yarın UEFA Avrupa Ligi 3. turunda ilk maçını İspanya'da Atletico Madrid takımı ile oynayacak. Bu eşleşmede enteresan bir rastlantı dikkatlerden kaçmıyor. İki kulüpte 1903 yılında kurulmuş olmasının yanında, "Frente Atletico" ismindeki ana taraftar grupları da bizim "Çarşı" gibi 1982 yılında kurulmuş. Atletico Madrid kulübünün ve futbol takımının geçmişine bakınca, elde ettiği başarılar ile İspanya'nın 3. büyük camiası olduğunu görüyoruz. Renkler ve maskotlar dışında birbirine çok benzeyen iki köklü kulübün karşılaşmasından mutlu ayrılacak takımın Beşiktaş'ımız olmasını isterken, Madrid ekibinin son haftalarda yükselen grafiğinden de korkmuyor değilim.


Atletico Madrid, maçlarını 55.000 kişilik Vicente Calderon Stadyumu'nda oynuyor. UEFA Avrupa Ligi, Avrupa Kupa Galipleri Kupası, UEFA Süper Kupa, Avrupa-Güney Amerika Kupası ve UEFA Intertoto Kupası'nı birer kez kazanırken, 9 kez İspanya'da lig şampiyonluğuna, yine 9 kez de İspanya Kral Kupası'na ulaştı.


Daha önce 6 kere Türk takımlarıyla eşleşen İspanyol ekibi malesef 5'inde bizim takımlarımızı eleyerek üst tura çıkmayı başardı.
1967-68 A.Madrid-Göztepe UEFA 2-0, 0-3 Elendi

1973-74 A.Madrid-G.Saray ŞKK 0-0, 1-0 Eledi

1992-93 A.Madrid-Trabzon KGK 2-0, 0-0 Eledi

1999-00 A.Madrid-A.Gücü UEFA 3-0, 0-1 Eledi

2007-08 A.Madrid-K.Erciyes UEFA 4-0, 5-0 Eledi

2009-10 A.Madrid-G.Saray UEFA 1-1, 2-1 Eledi

(Not: Sonuçlarda ilk takım Atletico Madrid olarak alınmıştır. ŞKK: Şampiyon Kulüpler Kupası, KGK: Kupa Galipleri Kupası)

23 Şubat 2012 Perşembe

Beşiktaş Braga Maçına Saatler Kala


UEFA Avrupa Ligi 2. turunda Beşiktaş'ımız, İstanbul'da Portekiz ekibi Braga ile deplasmanda alınan 2-0'lık galibiyetin avantajı ile rövanş maçına bu akşam çıkıyor. BJK İnönü Stadı'nda oynanacak karşılaşma 22.05'te başlayacak. Heyecanlıyız, kendi adıma bu heyecan ve beklenti çok yüksek. Nede olsa ilk defa bir Avrupa Kupası maçında hemde son 16'ya kalma ayağında evimize böylesine bir büyük avantajla dönmüşken, fakat geçmişteki acı tecrübeler bizleri bir o kadarda tedirgin etmiyor değil. Maçın başında kapalı tribünde yapılması planlanan mor ışıklı, eldivenli, dale şov bakalım nasıl olacak? Yıldırım Demirören'in politikaları yüzünden tepki olarak ilk defa bu sene kombine almayan biz yılların taraftarları da bu maçı artık televizyon başından izleyeceğiz. AcademY BJK, Braga deplasmanında yerini almıştı, umarız aksilik olmaz ve Madrid (Roma) semalarında da pankartımız dalgalanır...

2 Şubat 2012 Perşembe

Dişi Kartallar'ın Misafiri Dişi Şeytanlar


Kayseri deplasmanımızda havalimanındaki taraftarları tek tek tespit ettirtip stadyuma sokturmayan sayın büyük başkanımız, malesef yumruğunu gene masaya vuramadı ve küfür bahanesiyle bu akşam ki Mersin İdman Yurdu maçına da yasak geldi. Tabii diğer stadyumlarda küfür yok, bıçaklama yok "?" sadece İnönü'de var.. Yersen !!!

İstanbulda hava soğuk, kar esaretini üstünden atmaya çalışıyor. Bu akşam tribünlerimizde gene az ama öz sayıda Dişi Kartallar'ımız yerlerini alacaklar ve bizleri aratmayacaklardır. Buna eminiz, bir güzel haberde Mersin'den geldi. Haftaiçi olmasına rağmen bu havada 932 km'lik yolu göze alarak deplase olan 1 otobüs dolusu Dişi Şeytanlar'ı tebrik ediyorum. Kazasız belasız hayırlı yolculuklar dilerim.

24 Ocak 2012 Salı

Beşiktaş J.K. - Gaziantepspor

Oynadığımız son Süper Lig karşılaşması sonrası, artık ligin tadı-tuzu kalmadı şeklinde yorum yapmıştım. Üstünden henüz 3 gün geçti, ne olduğunu anlamadan 4.gün akşamı bu sefer İstanbul'da Gaziantepspor'u konuk edeceğiz. Beşiktaş'ımızdan asla sıkılmayız fakat saha da futbol adına bir oyun yokken, bariz hakem hataları, sonuçlanamayan şike-teşvik davaları, 58. madde kaosu derken birde yönetimimizin açıklamaları, kulübün geldiği nokta, biz taraftarların evrimleştirilip birer enayi çekirdekçi kıvamına getirilip tribünlerin bitirilişi haliyle havanın buz gibi soğuması vs... Valla akşama Gaziantep maçı var denince aklıma oynayacağımız futbol maçı değilde sadece ve sadece fotoğraftaki bol fıstıklı tatlılar geliyor. Hatta tadı tuzu kaçmış, inandırıcılığı kalmamış çadır tiyatrosu şeklinde oynanan maçlar için lig tv seyredeceğime böyle bir tepsiyi izler, mahallenin baklavacısının yolunu tutarım en azından hem gözüm hemde karnım doyar...

15 Ocak 2012 Pazar

Bursaspor Maçına Doğru


Bu akşam oynanacak Bursaspor maçında tribünlerimizin ilgisinin ve tezahüratlarının yasaktan dolayı gelemicek olan Bursaspor taraftarına ve merdivenlere değil, 2 gün önce aramızdan ayrılan ülkenin değerlerinden olan özel insanlar; Rauf Raif Denktaş, Lefter Küçükandonyadis ve Beşiktaş'ımızda 10 sezon forma giymiş efsane kalecimizin vefat edilişinin 22.ölüm yıldönümü (14.01.1990) anısına gösterilmesi dileğiyle stadyumda yerimizi alır ve bize yakışanı yaparız.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Haydi Beşiktaş'lı Hanımlar "Maça Bir İki..."


Bu akşam Beşiktaş İnönü Stadyumu'muzda, saat 20:00'de başlayacak olan karşılaşmada Gaziantep BŞB takımıyla oynayacağımız Türkiye kupası 3. kademe maçında hiç şüphesiz renkli görüntüler izleyeceğiz. Sene başında Fenerbahçe maçıyla ilk defa şahit olduğumuz bu uygulamaya karşı olanlar olduğu gibi destekleyenler de var. Karşı olanlar "ayrımcılık" yapıldığı gerekçesiyle eleştiriyorlar. Destekleyenler tarafından ise normalde maçlara gitmemiz daha zor iken, bu tür uygulamalar sayesinde "daha rahat maç izleme şansımız" oluyor şeklinde görüşler dile getiriliyor. Ayrıyeten tahminim bedava bilet uygulaması olmasa kombinesi olanların dışında normal zamanlardaki standart fiyatlardan bilet alarak maça gideceklerin sayısı hiç şüphesiz çok çok az olacaktır.


Unutmadan akşam illa ki Kadıköyde tribünleri dolduran 50.000 seyirci sayısıyla kıyaslama yapılacaktır fakat unutulmaması gerekir ki; bugün havanın soğuk ve yağışlı olmasının yanında kupa maçının önemsiz oluşuyla birlikte (dün akşam TT Arena örneği) maçın açık kanaldan canlı verilecek olması. Bizim takım ise bu maçı gösteri maçı gibi algılamamalı, oyundan kopmadan disiplinli ve dikkatli oynayarak herhangi bir süprize mahal vermeden güzel futbol ve erken atılacak goller ile maçı rahat kazanmalıdır. Bizler ekran başında, hanımlar ve çocuklar stadyumda tarihimizde bir ilke tanıklık edeceğiz. Haydi Bismillah...

17 Aralık 2011 Cumartesi

Haydi Maça, İstikamet Ataköy...


BEŞİKTAŞ'ımız bugün Ataköy Sinan Erdem Spor Salonunda Galatasaray takımını ağırlayacak.. Güzel bir haftasonu Beşiktaş'ımız ile daha da güzelleşecektir.

Bilet fiyatları ise şu şekilde :
1. Kategori - 50.00 TL
2. Kategori - 20.00 TL
3. Kategori - 10.00 TL
Detaylı : http://web03.biletix.com/etkinlik/MB255/TURKIYE/tr

27 Kasım 2011 Pazar

Deplasman Yasağına İlk Tepki! Trabzonspor Taraftarına Helal Olsun



Trabzon şehrinin kültürünü, taraftar profilini hepimiz biliyoruz. Şehirde bordo-mavi renker dışında başka renk görmek, "rüya da gör de inanma" dercesine imkansızdır. Fakat yeni yasa, futbol terörü bahaneleriyle yönetimlerin ortak kararı sonucunda 4 büyükler arasında deplasman yasağı uygulamasına başlanmasını protesto etmek üzere bugün Trabzonspor taraftarları, İstanbuldan maç için giden bizim Beşiktaş'lı arkadaşlarımızı, taraftarlarımızı karşıladılar. Şuanda şehir merkezinde güzel sohbetler ile maç saati bekleniyor. Umarız olumsuz bir olay yaşanmaz ve akşam da tribünlerden "herkese" güzel bir cevap verilir.

Gelişmeleri anlık olarak facebook sayfamızdan da duyurmaya devam edeceğiz.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Kartal Yuvası'ndan İstanbul'a Bakış


.
İstanbul çok güzel bir şehir, doğa olayları ile daha da güzel enstanteneler fotoğraflanabiliyor. Bu fotograf Istanbul'un en yüksek binası Sapphire'den (236 m) çekilmiş. En öndeki bina Tekfen Tower, sonra sırasıyla Kanyon, Metrocity, Tat Towers ve Çamlica tepesi.. Kısacası tam Kartal Yuvası.. "İstanbul Kanatlarımın Altında" misali...
.
Bu sabah masmavi gökyüzü, güneşli fakat ayaza kaçan buz gibi soğuk bir İstanbul sabahı ile güne başladık. Saat 16:00 'da BJK İnönü Stadyumu'nda Kardemir Karabükspor'u ağırlayacağız. Son maçlarımız bol gollü geçiyor, bu günde güzel bir oyun ve goller ile ısınmak istiyoruz. Ne de olsa "Kartallar Yüksek Uçar"
.

30 Ocak 2011 Pazar

Hava Ayaz mı Ayaz !!!

Bu sabah güneş hafifden kaçamak bakışlar ile bize günaydın dese de buz gibi bir pazar sabahında İstanbul için tahminler havanın yağışlı olacağı yönünde. Olimpiyat stadyumunun o tarafa bu soğukda anca kar yağar! Kar demişken askerde bilhassa gece nöbetlerinde aşırı soğukdan dolayı videodakine benzer olaylara tanıklık etmiştim.

Olimpiyat stadyumunda Kartal'ımızın buz tutmaması ve gece boyunca buzlanmaya karşı tuzlama çalışması yapan İstanbul Büyükşehir Belediye ekibine takılmadan, rahat bir galibiyet ile içlerimizin ısınması ve yolumuza kazasız belasız devam etmemiz dileğiyle... Road to İkitelli..

26 Ocak 2011 Çarşamba

14.04.1979 BEŞİKTAŞ-Trabzonspor


.
32 sene önce tarihler 14.04.1979 gösterdiğinde gazete manşetleri "Beşiktaş, İstanbul İnönü Stadı'nda bugün lig lideri Trabzonspor ile oynayacak" diyordu. İki takımın antrenörleri de galip geleceklerini söylemişler zaten aksini söylemeleri de beklenemez. Bu sefer ki mücadele kupa statüsünde, hava koşulları kötü fakat gene de "Gücüne güç katmaya" geliyoruz !!!

21 Ocak 2011 Cuma

Şafak Söktü, Av Vakti !


.
Bu akşam oynayacağımız Bucaspor maçı ile hasret gidereceğiz Beşiktaş'ımızla.. Burnumuzda tütüyor adeta, Beşiktaş'sız geçen her gün bizi sıkıntıya sokarken lig arasının bu kadar uzun olmaması lazım. Bir de üstüne 3 yeni yıldız transfer heyecanı eklenince şafak sayan tezkerecilerden farkımız kalmadı!!! Sabahtan başladı içimizin kıpır kıpır olması , akşama kadar saatler geçmek bilmez şimdi. Hele semte inip, dostlarla kucaklaşıp, Dolmabahçe'nin o ağaçlı yolunda omuz omuza yürümek... Stadyumdan gelen uğultu ile tüylerin diken diken olması, adımların sıklaşmaya başlaması... O an ki heyecan paha biçilemez...
.
Not: Bugün, yani 21 Ocak tarihinin bizim için ayrı bir anlamı daha var. "Her zaman BEŞİKTAŞ, Her şey BEŞİKTAŞ için" parolası ile 1999'da kurulan AcademY'nin , 20 Ocak 2004 tarihinde "academybjk.com" adresiyle internet sitesi, yine tatlı bir tesadüf ile 21 Ocak 2010 tarihinde ise blog sayfası yayına başlamıştı. Temennimiz bizi sevenlerle birlikte BEŞİKTAŞ'ımızın kanatları altında sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu nice uzun yıllara ...

2 Aralık 2010 Perşembe

Sofya'dan İlk İzlenimler

İş güç derken Sofya deplasmanı geldi çattı ve bizler şirkette monoton koşuşturma içindeyken maç için Sofya'da bulunan arkadaşların mesajları ile maçın başlamasına yaklaşık 5.5 saat kaldığını farkettim. Biletler cepte yola çıkmışlardı ama olsun gene de fotoğraflamışlar.
.

.
Maç öncesi şehirde dolaşırlarken gittikleri Mimar Sinan'ın yapmış olduğu, Kadı Seyfullah Efendi Camii . (Sofya'daki metro inşaatı bahane edilerek yıkılması için karar çıkartılan Sofya'nın tek açık camiisi, yapım yılı 1566)
.

.
Zagorka Bulgar birası , anlaşılan önceki gece hareketli geçmiş.
.

14 Kasım 2010 Pazar

Beşiktaş Yenilmez


.
1991 Mart ayının son günü de kışa veda edercesine güneşliydi bugün gibi. Bu güzel havayı değerlendirmek için ailece dışarı çıkma planları yapıyordu annemle babam. 90 Model bir Doğan almıştı bizimkiler ve ona binip dolaşacaktık. Ben ise Pazar gününün en güzel saatlerini odamda radyo başında geçirmek üzere hazırlıklarımı tamamlamıştım çoktan. Beşiktaş'ın Ankara'da Gençlerbirliği'yle maçı vardı ve bayraklarla, örgü iplerle süslediğim odamda maçı dinleyecektim tek başıma. Odamın kapısında durup "Haydi hazırlan, çıkıyoruz" dediğinde annem, maçı dinleyemeyecek olmanın üzüntüsüyle duvardaki Beşiktaş posterlerine bakarak çıkışımı hiç unutamıyorum.
.
Araba ile giderken gözüm hep saatteydi. Arabada radyo, kasetçalar olmadığı için skordan bihaber olarak geçiyordu dakikalar. Ne zaman bir kırmızı ışıkta dursak pencereyi açıp yanımızdaki arabanın kolonlarından maç ile ilgili bir kaç cümle duyabilmeyi ümit ediyordum. O gün nereye gittik, nerede ne yedik hiç biri hatırımda değil. Artık maçın sonları yaklaşmışken yürüyüş yaptığımız bir parkta iki adamın el radyosundan maç dinlediğini fark edip onlara doğru koşuşum, "Amca Beşiktaş maçı kaç kaç?" diye soruşum ve aldığım cevap sonrasında duyduğum mahcubiyet ile üzüntü karışımı hislerle bizimkilerin yanına dönüşüm hala hatırımda. 2-0 mağlup durumdaydı Beşiktaş, o haftaya kadar namağlup olan Beşiktaş yeniliyordu... Çocuk aklımla suçu kendimde bulmuştum. Sene başından beri bütün maçlarını takip ettiğim Beşiktaş o gün ben radyodan dinlemediğim için yenilmişti. Yoksa Beşiktaş yenilmezdi ki...
.
Namağlupluğunu kaybeden Beşiktaş kalan maçlarından hiç birini kaybetmedi ve o sene yine şampiyonluğa ulaştı. Ertesi sene de, benim hayatımda ilk kez Dolmabahçe Stadı'na ayak bastığım sene, şampiyonluğa namağlup olarak kavuşacaktı. Yenilmiyordu Beşiktaş o zamanlar. Sadece çocuk aklımla ben değil, futbolu bilen herkes öyle diyordu; 'Yenilmez armada'.
.
Bu gün hava kışa 'hoşt' dercesine yine günlük güneşlik ve öğlen vakti Beşiktaş'ın Ankara'da Gençlerbirliği'yle maçı var. Birazdan hanımla beraber annemlere kahvaltıya gideceğiz. Muhtemelen sonrasında da bu güzel havayı değerlendirmek için çıkıp dolaşırız. Maç saatinde hala dışarıda olursak ve ben parkta maçı dinleyen iki kişiye doğru ağır adımlarla yaklaşıp skoru sorarsam alacağım cevaptan korkuyorum. Bu sefer suçu da kendimde aramam.

17 Ağustos 2010 Salı

Son Engel


.
Saat 19:00'da UEFA maçı mı olurmuş?! Normalde Cuma ve Pazartesi oynanan lig maçları bile 20:00'de oynanırken, cehennem sıcakları yaşadığımız bu günlerde iftar saatini de göz önünde bulundurarak maçlar geç saatlere alınırken bu mühim maçın başlama saatini onaylamak mümkün değil. Madem günü değiştirilebiliyor bu maçların (Perşembeden Salıya alındı) saatlerinin de şartlara göre değiştirilebilmesi lazım. Gün, on bir sene önceki büyük depremin yıl dönümü. Akşam tribünlerde mutlaka geçmişe yönelik pankartlar olacaktır, aralarına bir de UEFA'ya saat dolayısıyla sitem pankartı sıkışmasını umut ediyorum.
.
'Aman nazar değmesin' dememize rağmen kalecilerimizden Hakan Arıkan dünkü antremanda sakatlanması sonucu bu maçta kaleyi yeni transfer Cenk koruyacak. Villareal maçında oynamış olması çok iyi oldu. Guti ilk kez İnönü'de bir maça çıkacak. O taraftarın önünde oynayacak olmanın heycanını yaşarken bizler de onun ayağından çıkacak pasları izleyecek olmanın heyecanını yaşayacağız. Sıcaktan daha çok Helsinki takımının etkilecektir. Sarışın beyaz tenli çocuklar bundan 16 sene önceki gibi İstanbul'dan eli boş dönerse biz de bir hafta sonra Finlandiya'ya daha rahat gideriz.

18 Nisan 2010 Pazar

18.04.2010 Fenerbahçe-Beşiktaş J.K.


.
Cumartesi gecesi eğlence amaçlı Taksim yapınca doğal olarak eve giriş saatim sabaha doğru 04:30 olunca maç sabahı haliyle kalkması da ayrı bir zor oluyor. Bütün hafta saatin alarmı ile uyanmanın illetini, daha bir uykusuz olmama rağmen pazar sabahı tatlı bir ses olarak algılayarak uyanmamnın tek sebebi Beşiktaş olması herşeyi açıklıyor.
.
Bir ilk bahar sabahı odama vuran güneş ile uyandıkdan sonra güzel bir kahvaltı, göz ucuyla okunan gazete sayfaları ve bir iki kelime yazalım bloga da klasikleşsin "maç sabahı" yazıları havasında oturdum klavyenin başına.. Para kazanacağım iş olsa uğraşmam elbette aklıma direk geçen senelerde haykırarak söylediğimiz bu sene aklımızdan geçen tezahürat geliyor hemen "deli diyorlar bana" ..
.
Bilet hazır,hava güzel, toplu gidiş olur mu olmaz mı bilemiyorum şuanda fakat akşam ki maça hazırız. Eski günlerde ki gibi yarı yarıya olmasada derbi tribünleri genede zevkli olabiliyor Kadıköy deplasmanları.. Bilhassa fotoğradaki gibi toplu gidiş olduğu zaman. Pankartı güzelce katladım, ipini kontrol ettim. Blogada bir iki satır karaladık artık bana müsade... Bakalım Haydarpaşa'ya yürürken keyiflimi üzgünmü olacağız??

10 Nisan 2010 Cumartesi

10 Nisan 2010 Beşiktaş-Trabzonspor


.
Bol yağışlı,kasvetli ve soğuk geçen uzun bir kış sonrası nisan ayının ortalarına yaklaştığımız bugünlerde havaların düzelmeye başlamasıyla baharı mutlulukla karşılıyorum hele benim gibi sıcak ve güneşi sevenlerin keyfine yoktur. Her cumartesi sabahı istemeye istemeye erken kalkıp, işe gitme telaşı ile hazırlanırken cama vuran güneş sayesinde bir nebze yüzümde tebessüm oluşuyor. Bu akşam Beşiktaş'ımızla randevum var, işten sonra soluğu semtde alacağım için, evden çıkmadan son kontrolleri yapıyorum. Kombinem cebimde, atkım boynumda, cep telefonu,cüzdan,anahtar gibi demirbaşlarda üstümde tamamdır diyerek kapıyı kapatıyorum.

Hava güneşli ve ılık boynumda Beşiktaş atkısı ayaklarım şirkete doğru yol alırken, aklım akşam ki maçda şüphesiz. Ligin sonlarına yaklaştıkca her maç bir final, Trabzon maçı bir bakıma "ya tamam yada devam" gibi gibi duruyor. "Maçın sonucu ne olur, kadro nedir?" düşünceleri zihnimde köşe kapmaca oynarken kendimi şirketin kapısında buluyorum. İçimden içeri girmek gelmese de hadi diyorum farzet başka şehirden İstanbul'a gidiyorsun. Aç kapıyı bin otobüse, 5-6 saat sonra semtdesin.. Yazıyı yayınlarken saatime bakıyorum,çıkışa yaklaşık 1 saat var. Hadi diyorum gözüm aydın, İstanbul il sınırına girmişiz 1 saat sonra güneşli ılık İstanbul'un sokaklarında deniz kenarında siyah beyaz aşkımla olacağım..