Hayattan Seçmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayattan Seçmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2013 Salı

Barnabás Balasi, "Macaristan'ın Beşiktaş Şubesi"


Barnabás Balasi, facebook sayfasında kendini tanıtırken "Ben Beşiktaş'ın Macar taraftarıyım.Türkiye benim en sevdiğim ülke, malesef Türkçe çok az biliyorum." diyor fakat yayınladığı fotoğraflarla zaten herşeyi anlatıyor. Biz Beşiktaş'lıların bir çoğu Barnabas'ı tanıyoruz ve çok seviyoruz. İyi ki varsın, iyi ki Beşiktaş'lısın, seninle gurur duyuyoruz. Maçlardan bazı fotoğraflar ;

2012 Macaristan-Türkiye
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.498940563459151.122012.100000296356556&type=3

2012 Macaristan-Türkiye U-21
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.481686748517866.117856.100000296356556&type=3

Videoton-Trabzonspor (2012)
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.482474741772400.118050.100000296356556&type=3

MTK Budapeşte-Fenerbahçe (2008)
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.481281065225101.117736.100000296356556&type=3

Hırvatistan-Türkiye (2008)
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.473579972661877.115321.100000296356556&type=3

Macaristan-Türkiye (2006)
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.472850219401519.115083.100000296356556&type=3

İzmir-Manisa Gezisi
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.456446094375265.110992.100000296356556&type=3

Budapeşte'de oynadığımız son milli maçta Macar'lar tarafından asılan bu pankart,bir bakıma 2 halkın birbirine nasıl da yakın olduğunun da göstergesiydi.
http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=231460

Geçen sene (2012) EuroChallange kupası final four maçları öncesi Debrecen'de bir grup marjinal taraftarlarla sırf Türk olduğumuz için sevimsiz hadise yaşamış olsakta Macar halkının genelinin sıcak kanlı tavırlarını hiçbir zaman unutamayız.

4 Aralık 2012 Salı

İyi insan olmadan, İyi BEŞİKTAŞ'lı olunmaz !

Resmi sitemiz olan "academybjk.com" maçtan maça fotoğraf ve video güncellemesi ve multimedya arşivi yüzünden pabucu dama atılmış blog ve facebook sayfalarımızla ilgilenir olmuştuk. Dün facebook'tan "3 Aralık Dünya Engelliler" gününü kutlayıp güne uygun paylaşım yapmış fakat blogta esgeçince kendimi  kötü hissettim. Her ne kadar son aylarda blog sayfamızı özel maç yazıları ile daha çok güncellemeyi tercih etsem de bu fotoğrafı da paylaşamadan edemiceğim. Bugün sağlıklıyız ya yarın?
Bu yüzden empati yapalım ve çevremizdeki engellilere destek olalım. Sağlığımızın kıymetini bilelim, pişman olacak işlerden kaçınalım...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Tribünde Açılan Bir Pankart ..



Kızlar doğru mu söylüyor yoksa ilgi mi çekmeye çalışıyorlar bilemem ama enteresan bir pankart olmuş. Pankartçı olarak ne diyeceğimi bilemedim.. :))

22 Şubat 2012 Çarşamba

Hoşgeldin Yavru Kartal "AcademY"


Eskiden bu tür t-shirtleri, ürünleri görünce çok şirin der biraz bakar geçerdim fakat bugünden itibaren sanırım daha bir farklı bakacağım. Zaten ilk fırsatta en güzelini almam lazım. Neden mi?
Bugünün benim için güzel bir anısı vardır fakat sabah gelen çok güzel bir haber ile de artık ayrı bir anlamı daha oluyordu çünkü bizim Badem yani AcıbadeM bu sabah baba oldu. Sabah 9:55 sıralarında Yavru Kartal'ımız aramıza hoşgeldi. :) AcademY BJK için nesilden nesile diyebilmemiz için de ilk adım atılmış oldu. Allah Yavru Kartalımızı analı babalı büyütsün, yaşamı boyunca sağlık,mutluluk, güzellikler, bol Beşiktaş şampiyonlukları nasip etmesini dilerim. Tebrikler Badem ailesi, en kötü gününüz böyle olsun.

14 Şubat 2012 Salı

Biz Beşiktaş'lılar için "Sevgililer Günü'nün" Anlamı


Biz Beşiktaş'lılar hayatımızın her anında sevgimizi büyük bir heyecanla yaşar, coşkuyla dışa vururuz işte bu yüzdendir ki; Beşiktaş tribünleri bir başka sever. Esprili üretken bir tribün olmamızın yanında son derece romantik olup, hislerimizi tezahüratlarımıza, pankartlarımıza yansıtırız. "Beşiktaş'ım, hayat sensin,dünyam sensin, herşey sensin, gelecekse tüm acılar, biz hazırız senden gelsin bu sevdadan vazgeçersek Allah belamızı versin - Sevdim seni bir kere başkasını sevemem deli diyorlar bana desinler değişemem" gibi tezahüratlar sıkça söylenir ...
"Eros AŞKI bizden öğrensin !"

Sevgililer Günü hayal ürünüdür, benim yerim Beşiktaş tribünüdür sözünü söyleyen her Kartal'ın gönlünde karşı cinsten bir Kartal yatar. Zaten "neyleyim Siyah dediğimde Beyaz demeyen manitayı" sözü de buradan gelmektedir. Kalpler Siyah&Beyaz atarken hayliyle başka renk istemez yanı başında, bünye kabul etmez, edemez !

"Yağmurlu bir günde görmüştüm seni, üstünde çubuklu formalar vardı, bir anda tutuldum AŞIK oldum ben, sevdanın anlamı Siyah Beyazdı, ölümle yaşamı ayıran çizgi, Siyahla Beyazı ayıramazki, her sevdanın sonunda zulüm olsada, sevenleri kimse ayıramazki... "

Siyah dendiğinde Beyaz diye karşılık veren, Şampiyon dendiğinde Beşiktaş diye haykıran eşle birlikte söylenen "Siyahla Beyaz ortak olmuş Kartalın AŞKI böyle doğmuş haydi hisset bu hislerimi Beşiktaş ne zaman durmuş Kartal uçup kalbime konmuş - Bu kalpler hep seni sever.." bu tezahüratların anlamı birbaşka olur.

Tüm eller havada birleşir kalp işareti yapılır, bütün tribünler tek bir ağız olur inletir "Çok seviyoruz deli gibi yok bu sevdanın bir tarifi sen bu gönüllerin sahibi" diyerek. Siyah Beyaz pankartlarla, "Gel Siyahla Beyaz olalım gel gökyüzünde yıldız olalım" tezahüratlarıyla evlenme teklifi yapılınır. Kız istenmeye gidildiğinde tribüne asılır gibi pencereye bayraklar asarak, bütün mahalleye ilan edilir.

Düğün için yapılan konvoy şampiyonluk konvoyunu aratmaz, yağmurlu gün unutulmaz çubuklu formalarla nikah memurunun karşısına çıkılınır. Tezahüratlar eşliğinde kuvvetli evetler sonrası damat Siyah takım elbisesini, gelin ise Beyaz gelinliğini giyer. Soluğu herşeyin başladığı yer olan yuvamızda yani ikinci evimiz olan BJK İnönü Stadyumu'unda alırlar. Tribünler selamlanır. Bu mutluluğa herkes ortak olur.

Düğün salonu pankartlarla süslenir, pasta Siyah Beyaz çikolatalı Beşiktaş amblemli iken, çalan şarkılarda ağırlık Beşiktaş marşlarında olur.

Yavru Kartal'ın gelişi ile "Beşiktaş'lı olunmaz Beşiktaş'lı doğulur" nakaratı hatırlatılır. Beşikten başlayan AŞK'ın adıdır BEŞİKTAŞK. Bir ömür boyu sever bu KALPler.

Yalnız olan Kartallar üzülmesin. Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar. Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar. Üzülme!!!
Doğruların kaderidir yalnızlık. Kargalar sürü ile KARTALLAR yalnız uçar !!!

BEŞİKTAŞ'lı böyle sever, sevdimi tam SEVER.
Sevgililer Günümüz Kutlu Olsun BEŞİKTAŞ'IM

9 Aralık 2011 Cuma

Yabancı Tribünlerde "Türk" Bayrakları

Kadrosunda Türk futbolcu bulunmamasına rağmen tribünlerinde, Türk bayraklarını ve sevgisini hemen hemen bütün karşılaşmalarda kimler dalgalandırıyor dense sanırım akla gelecek ilk 3 takım bu şekilde olurdu.

FK Novi Pazar

Kurulduğu 1928 yılından beri ilk kez bu sezon Sırbistan Süper Ligine çıkabildiler. Sırbistan’ın tek müslüman takımı, çoğunluğunu müslümanların/Boşnakların oluşturduğu Novi Pazar şehrinin takımının bu sezonki en büyük hedefi süper ligde kalabilmek.

Tractor Sazi FC Tirəxtur

Traktorsazi Tabriz ya da Traktor Sazi Tebriz ya da Azerbaycan Traktorsazi Takımı (Azerbaycan Türkçesinde kısaca: Traxtur ya Tirəxtur , Farsça: تراکتورسازی تبریز), İran'ın Doğu Azerbaycan Eyaletinin Başkenti Tebriz'de bulunan spor kulübü. İran Birinci Ligi ve İran futbol camiasının bilinen ve tarihi kulüplerindendir.
Traktorsazi, taraftarları tarafından İrandaki Türk Halkının bir simgesi haline gelmiştir ve bu yüzden 2009-2010 sezonunda İran Şampyonlar Liginde seyirci rekorunu kırmıştır.
"Azerbaycan yurdumuz, Tiraxtur boz qurdumuz, Yashasin Turkie Yashasin Azerbaycan"



Deportivo La Coruña (Riazor Blues 'los Turcos')

Bulundukları Galiçya bölgesinde, zamanında Barbaros Hayrettin Paşa'ya yardım ettikleri gerekçesiyle, Celta Vigo'lular aşağılamak amacıyla La Coruna'lılara Türk yakıştırması yapıyorlar. Ancak Deportivo'lular ise Türk olmayı bir onur ve gurur olarak görüp, bayrağımızı yurt dışında dalgalandırıyorlar. Son yıllarda grup olarak etkinliklerini biraz kaybettiklerinden olsa gerek, Türk bayraklarını çok fazla göremiyoruz.

Başta bu 3 takım olmak üzere tribünlerinde Türk bayrağı dalgalandıran bütün takımlara liglerinde başarılar dilerken insan gururlanmıyor da değil...

18 Eylül 2011 Pazar

Geçmiş Olsun Durucuk !!!


Çarşı Ezip Kaçan Şoföre Karşı !

Beşiktaş'ın taraftar grubu, tribünün 3 yaşındaki maskotu Duru'nun ayağını ezip, kayıplara karışan otobüs şoförünün bulunmamasına tepki gösterdi.

Beşiktaş ile Maccabi Tel Aviv arasında perşembe günü oynanan futbol maçında tribünlerdeki bir pankart dikkatleri çekiyordu. Siyah beyazlı ekibin ünlü taraftar grubu Çarşı imzalı "Geçmiş Olsun Durucuk" pankartı flamaların ve bayrakların arasında sallanıyordu. Çarşı'nın, tribünün maskotu olan 3 yaşındaki Duru'yu anmasının nedeni ise geçirdiği bir kazaydı.

DÜŞÜK AYAK TEHLİKESİ
Tribün liderlerinden Ali Pektaş'ın kızı olan Duru'nun sol ayağının üzerinden, 9 Ağustos akşamında bir otobüsün tekerleği geçti. Şoför arkasına bile bakmadan kaçarken ayağın büyük bir bölümü tamamen parçalandı. Anne Meltem Pektaş, "Ortaköy'den alışveriş yapmış Beşiktaş'a doğru yürüyorduk. İftara yetişecektik. Duru babamın elinden tutarak yürüyordu. Bir anda otobüsün kaldırıma doğru çıktığını gördüm. Arkası kızımın sırtına vurdu. Ancak ayağı altında kaldı" diye anlattı. Kızının tribünün maskotu olduğunu dile getiren baba Ali Pektaş da "Güzel gözlerine ve sarı saçlarına nazar değdi" diyor. 10 gün sonra bir doku nakli daha yapılacağını kaydeden Pektaş, kızının sağlık durumunun ciddiyetini "Kopan tendonları 4 yaşına gelmeden dikilemiyormuş. Bunun için bir yıl daha bekleyeceğiz. 15 gün sonra kancaları alıp kemiklerin kaynayıp kaynamadığına bakacaklar. Ayağa ne zaman kalkacağı belli değil. Düşük ayak olma tehlikesi de var" diye anlattı.



UEFA'DAN ÖZEL İZİN
Bir aydır hastanede binlerce Beşiktaş taraftarının Duru'yu ziyaret ettiğini söyleyen Pektaş, pankartın hikâyesini de "O pankartı da Antalya'daki dernek hazırlatmış. Getirdiler, ancak federasyon hiçbir pankart açılmayacağını bildirdi. UEFA'dan özel izin almak zorunda kaldık. Gözlemci pankartı gördü ve imza attı. Maçta açılan tek pankart kızım Duru içindi" sözleriyle anlattı. Ailenin avukatı Nazif Koray Kırca ise en geç salı günü İETT ve Büyükşehir Belediyesi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açacaklarını söyledi.


16 Ağustos 2011 Salı

Unutmadık, Unutturmayalım !!!


Gecenin karanlığında uykunun en tatlı anında, acımasızca ansızın gelen büyük bir sarsıntı ile altüst olan değişen hayatlar,ölümler... Toplu mezarlara dönüşen yuvalar, mahalleler. Felaket heran, her zaman, her yerde karşımıza çıkabilir, tekil olarak da başımıza gelebilir ama ya böylesi..?? Alınmayan önlemler, sorumsuzluk dahilinde yapılan ihmaller, fazla para kazanmak için değermi ??

İki dakikacık içinde kaybedilen akrabalar, dostlar bir yana, ya yıkıntılar arasında kalanlar? Ölüm ile burun buruna çaresizce kurtulmayı bekleyenlerin psikolojik durumları ?? Yaralı kurtulanların yaşama tutunma çabaları ?? Sahip oldukları maddi manevi herşeylerini toprağın altında bırakanların gelecek hayalleri?? Başa gelmeyince anlaşılmaz, ateş düştüğü yeri yakar derler bu yüzden de sık sık empati yapılmalı...

Akıllandık mı bilemem, denetim yapılıyor mu bilemem umarım bir daha ne böylesi bir doğal afet olur ne de tedbirsizlikden dolayı başka afetler. Görüp göreceğimiz en büyük felaketin 17 Ağustos 1999 depremi olmuş olmasını dileyerek, o kara geceyi unutmayalım. Bir daha insanlık adına yaşamamak, duymamak dileğiyle...