17 Aralık 2011 Cumartesi

Haydi Maça, İstikamet Ataköy...


BEŞİKTAŞ'ımız bugün Ataköy Sinan Erdem Spor Salonunda Galatasaray takımını ağırlayacak.. Güzel bir haftasonu Beşiktaş'ımız ile daha da güzelleşecektir.

Bilet fiyatları ise şu şekilde :
1. Kategori - 50.00 TL
2. Kategori - 20.00 TL
3. Kategori - 10.00 TL
Detaylı : http://web03.biletix.com/etkinlik/MB255/TURKIYE/tr

15 Aralık 2011 Perşembe

Karanlıktan Aydınlığa



Kazanmak güzel şey. Her şeyi unutturuyor. Hele bir de önemli bir Avrupa Kupası mücadelesiyse kazanılan, çalsın sazlar oynasın kızlar. Yine de bu 'mutlu son' değil. Yıllardır aşılamayan bir hendek. Atla deve değildi bu iş ama bir türlü gruplardan çıkamıyorduk. Nihayet çıktık alnımızın akıyla. Bugünlerde herkes çıkışta zaten maşallah. Karanlıktan aydınlığa doğru çıkılan yolun da başı olsun bu galibiyet.

Sene başından beri 'o oynasaydı, bu oynamasaydı' diye eleştirildi durdu Carlos Hoca. Kah memleket ayırımcısı oldu, kah keyif kahyası Guti düşmanı. Şu kısacık dönemde iyi hoca mı kötü hoca mı benim futbol aklım kesmez ama çalışkan ve işini seven bir adam olduğu kesin. Gollerdeki sevinci, maç sonu sakinliği, mütevaziliği ve kurulu takımın başında yaptıkları takdiri hak ediyor. Fernandes müthiş işler çıkardı maçta. Onun ara pası sonrası kazanılan penaltıyı gole çevirişi, duran toplardaki adrese teslim ortalarından biriyle gelen ikinci gol ve mücadele gücü dün akşamki maçı zordan kolaya çevirdi. Ben bir de Mustafa Pektemek'i ayrı bir yere koyarım. Sadece bu maç için değil. On sene önceki Ahmet Dursun'u görüyorum onda. Dilerim yanıltmaz ve uzun yıllar Beşiktaş için ter döker, şampiyonluklar yaşatır.

Şimdi geldik iğneli kısıma. Oyunda 1-0 geride olduğumuz dönemde öyle bir hata yapıldı ve rakip golle burun buruna kaldı ki o pozisyon sonrası fark ikiye çıksa işler iyice çıkmaza girebilirdi. Gruptaki diğer maçtan çıkan sürpriz sonucu bir kenara bırakırsak, kaybetmemiz gereken bir maçta bu tip kritik bir hata oyunun kırılma anı oldu diyebiliriz. Beşiktaş bu işte, kazandığı maçta bile önce adamı kalpten götürüyor sonra diriltiyor adeta.

Şimdi bu galibiyetle daha anlamlanan kura çekimlerini bekliyoruz. Seri başı olmanın avantajıyla nispeten daha az güçlü bir rakiple eşleşip bir üst turu kovalayacağız. CL'den gelenlerle birlikte zaten güçsüz takımın kalmadığı UEFA Arupa Ligi bu sene CL'den aşşağı kalır değil. Gidebildiğimiz kadar gidelim. Kupaya değersek bulutlara da değeriz...

Beşiktaş: 3
Stoke City: 1

(Fernandes 58' * Pen., Mustafa Pektemek 74', Edu 83)


11 Aralık 2011 Pazar

Carlos C. : "Bi gol at la artık!"



Eli yüzü düzgün ve boylu poslu bir adam olmasa Guiza gibi karikatürlere, skeçlere konu edilecek potansiyele sahip bu Almedia. Gol kaçırma yarışına girmiş durumda ve rakipsiz. Hani Edu'ya işe yaramaz diye forma yüzü gösterilmiyor ya Almeida'ya kimin yüzü suyu hürmetine ilk on bir şansı tanınıyor anlamış değiliz. Yine de şeytanın bacağını kırıp bizi utandırmasıdır dileğimiz. Zira takımda golcü sıkıntısı olduğu net. Pektemek'e çarpan top filelerle buluşmasa siftah edemeden sonlanacaktı doksan dakika. Bebe dönebilidiğinde bu takıma neler katacağını merakla bekliyoruz.


Rıdvan Dilmen bu akşam "Televizyonu ne zaman açsam Beşiktaş'ın maçı var" demiş. Aslına bakarsanız durumu en güzel özetleyen yorum bu. Bu kadar sıkışık maç trafiğinde rotasyon şart, puan kaybı da normal karşılanabilir. Yine de bir takım şampiyonluğa oynuyorsa eğer evinde oynadığı maçları iyi oynamadan da kazanmasını bilmeli. Skora bakmaksızın alınacak üç puanlar zirve civarında uçurur Kartal'ı. Gerçi bu sene play-off'lara kadar birer buçuk sayılacak.

Bu maçta bulamadığımız golleri Perşembe akşamı görelim. Yeni yılda da tek şikayetimiz sıkışık maç trafiği olsun inşallah. Bir kaybedelim, üç kazanalım, yolumuza devam edelim sonuna kadar. Boş tribünler önünde olsa da, seven milyonların kalbinde Beşiktaş...

Beşiktaş: 1

İBB: 1

(M. Pektemek 70' )

9 Aralık 2011 Cuma

Yabancı Tribünlerde "Türk" Bayrakları

Kadrosunda Türk futbolcu bulunmamasına rağmen tribünlerinde, Türk bayraklarını ve sevgisini hemen hemen bütün karşılaşmalarda kimler dalgalandırıyor dense sanırım akla gelecek ilk 3 takım bu şekilde olurdu.

FK Novi Pazar

Kurulduğu 1928 yılından beri ilk kez bu sezon Sırbistan Süper Ligine çıkabildiler. Sırbistan’ın tek müslüman takımı, çoğunluğunu müslümanların/Boşnakların oluşturduğu Novi Pazar şehrinin takımının bu sezonki en büyük hedefi süper ligde kalabilmek.

Tractor Sazi FC Tirəxtur

Traktorsazi Tabriz ya da Traktor Sazi Tebriz ya da Azerbaycan Traktorsazi Takımı (Azerbaycan Türkçesinde kısaca: Traxtur ya Tirəxtur , Farsça: تراکتورسازی تبریز), İran'ın Doğu Azerbaycan Eyaletinin Başkenti Tebriz'de bulunan spor kulübü. İran Birinci Ligi ve İran futbol camiasının bilinen ve tarihi kulüplerindendir.
Traktorsazi, taraftarları tarafından İrandaki Türk Halkının bir simgesi haline gelmiştir ve bu yüzden 2009-2010 sezonunda İran Şampyonlar Liginde seyirci rekorunu kırmıştır.
"Azerbaycan yurdumuz, Tiraxtur boz qurdumuz, Yashasin Turkie Yashasin Azerbaycan"



Deportivo La Coruña (Riazor Blues 'los Turcos')

Bulundukları Galiçya bölgesinde, zamanında Barbaros Hayrettin Paşa'ya yardım ettikleri gerekçesiyle, Celta Vigo'lular aşağılamak amacıyla La Coruna'lılara Türk yakıştırması yapıyorlar. Ancak Deportivo'lular ise Türk olmayı bir onur ve gurur olarak görüp, bayrağımızı yurt dışında dalgalandırıyorlar. Son yıllarda grup olarak etkinliklerini biraz kaybettiklerinden olsa gerek, Türk bayraklarını çok fazla göremiyoruz.

Başta bu 3 takım olmak üzere tribünlerinde Türk bayrağı dalgalandıran bütün takımlara liglerinde başarılar dilerken insan gururlanmıyor da değil...

4 Aralık 2011 Pazar

Endüstriyel Futbol ile Ruhsuzlaşan Tesisler

Ensütriyel futbolun getirisi yeni modern tesisler bizim için ise Fulya'dan semtin göbeğinden taşınan tesislerimiz ile Ümraniye'ye alakasız bir yerde izole edilen uzaklaşan futbolcularımız sonrasında eskisi gibi ruh beklemek, semtin havasını siyah beyazını koklayan 90'lı yılların kolej takımını bir daha izleyememek, maçlardan önce baklavalı moral ziyaretleri, tezahüratlarla antreman izlemeler, mağlubiyetlerden sonra hesap sormalar artık çok çok uzaklarda...

İtalya 3. Ligi olan Lig Pro 1'de mücadele eden Piacenza'da, tribün lideri Davide Reboli, Triestina ile oynanan derbi maçında alınan mağlubiyet sonrası futbolculardan hesap soruyor..
http://www.sporxtv.com/futbol/italya/tribun-liderinden-oyunculara-fircaSXTVQ29583SXQ

Roma'da taraftar ayaklandı İtalya 1. Futbol Ligi'nde (Seria A) AS Roma'nın art arda yenilgiler alması üzerine öfkelenen taraftar, takımın kampına ses bombaları koymuş.
http://www.youtube.com/watch?v=xo4S6lx1nGQ

İtalya'da gerçekleşen tesislerde hesap sorma ile ilgili bu iki videoya denk gelince benimde aklıma Fulya'daki meşhur hesap sorma -sitem etme- yakınma videosu geldi. 5 Kasım 1998'de İstanbulda Valerenga ile oynadığımız Kupa Galipleri Kupası maçının ilk yarı devresine 3-0 ile Beşiktaş'ımız önde girmiş malesef 2. yarıda yediğimiz 3 gol ile de elenmiştik. Maç sonrası evinden çıkıp tesise giden bir baba ise kaptan Şifo Mehmet'e isyan edip hesap sorarken herkesi duygulandırıyordu...
http://www.youtube.com/watch?v=qnzGqw420gQ

3 Aralık 2011 Cumartesi

Reklamlar Reklamlar Reklamlar Reklamlar




Herkesin bildiği gibi lokavtın sona ermesi ile İstanbul'dan ayrılan Deron Williams'a bir jest yapıldı ve Beşiktaş Milangaz'da giydiği 8 numaralı forma da emekli edildi. İyi hoşta Beşiktaş camiasında bu zamana kadar ne 8 numaralar gördük hadi bırakalım 8 numaraları, nice oyuncular ter döktüler yıllarını verdiler. Beşiktaş'ımızla gözünü açıp jubile bile yaptırılmadan emekli olanlar varken Beşiktaş yazısından büyük "MİLANgaz" formalı reklam için bu tür hareketler açıkcası bizim gibi düşünenleri üzüyor ve gidişat kara kara düşündürmüyor değil...

2 Aralık 2011 Cuma

Tel Aviv'deki Deplasman Tribünümüz Üzerine



Tel Aviv'de BEŞİKTAŞ'ımızı yalnız bırakmayıp tribünümüzü dolduran;
gerek İsrail vatandaşı, yurtdışından ve Türkiye'den giden taraftarlarımıza gerekse İsrail'de yaşayıp başka takımlara gönül vermelerine rağmen "BEŞİKTAŞ" diye bağırıp destekleyenlere, teşekkür ederiz...