9 Mart 2010 Salı

Türkiyede İlk ve Tek Taraftar Bandosu



Tribünlerimizde kitle olarak güzel görüntüler oldu mu pek ilgilenmez basınımız. Maç öncesi kameralara güzellik anlamında genelde sarışın, esmer ablalar yakalanır. Sadece olaylı maçlardan sonra kavgalar ve küfürler sebebiyle taraftar haber olur. Kilometrelerce yol gidip deplasman yapanlar ise kimsenin umrunda değildir. Sadece istenmeyen olaylarda rol alırlarsa, ödül almışcasına basında yer alırlar.



Tribünlerimiz renklensin, kavgalar olmasın, fair play eşliğinde eğlenilsin temennisinde bulunanlar güzellikleri görsel ve yazılı basında manşet yapıp teşvik etmedikleri sürece bu gelişme zor olacaktır. Bilinçaltına yerleşen, eğer olay çıkarırsam basında yer alırım, psikolojisini değiştirmek gerekir. Koreografileri, deplasmana giden taraftarları öyle böyle ama kesin olarak manşetlere taşımak zorunludur. Bunun yanında Eskişehirspor tribünlerinde yaş ortalaması 40larda olup gayet ciddi şekilde fakat amatör ruhla taraftarlık görevlerini yapan amcaları sanırım kimse görmezden gelemez, gelemiyorda. İç anadolunun ortasında sanki bir avrupa şehri kıvamındaki küçük ve sevimli bu futbol şehirinin "stadyumu kötü ve eskide olsa" tribünleri çok başarılı. Görsellik anlamında yapılan koreografilerin yanında bandosu ile de kulağa hoş gelen tezahüratları eşliğinde Kırmızı Şimşekleri izlemesi bir başka oluyor. Tebrikler nefesinize kuvvet...





Hiç yorum yok: