5 Şubat 2011 Cumartesi

Kartal Yuvası'ndan İstanbul'a Bakış


.
İstanbul çok güzel bir şehir, doğa olayları ile daha da güzel enstanteneler fotoğraflanabiliyor. Bu fotograf Istanbul'un en yüksek binası Sapphire'den (236 m) çekilmiş. En öndeki bina Tekfen Tower, sonra sırasıyla Kanyon, Metrocity, Tat Towers ve Çamlica tepesi.. Kısacası tam Kartal Yuvası.. "İstanbul Kanatlarımın Altında" misali...
.
Bu sabah masmavi gökyüzü, güneşli fakat ayaza kaçan buz gibi soğuk bir İstanbul sabahı ile güne başladık. Saat 16:00 'da BJK İnönü Stadyumu'nda Kardemir Karabükspor'u ağırlayacağız. Son maçlarımız bol gollü geçiyor, bu günde güzel bir oyun ve goller ile ısınmak istiyoruz. Ne de olsa "Kartallar Yüksek Uçar"
.

4 Şubat 2011 Cuma

Türkiye Kupası Çeyrek Final Maçları ve Boş Tribünler


.
Malesef Türkiye'de hepimiz sadece konuşuyoruz, konuşurken de sadece boş konuştuğumuz için ülke futbolu, tribünleri nereye gidiyor kimse bunun farkında bile değil. Sözüm ona futbol ile yatıp futbol ile kalkıyoruz, izlemeyi çok seviyoruz. Tuttuğumuz takım için ölüyoruz !
Birde bazı kesimler şunu savunurlar "insanlar, holiganlar ve küfürden dolayı maçlara gidemiyor". Öyleyse son iki gün içinde yani çarşamba ve perşembe akşamları oynanan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçlarına bir bakalım. Bu maçlar oynandı fakat kime oynandı belli değil !
.
Bu maçlar ülkenin resmi kanalından canlı yayınlandı. Kısacası yayınlar şifresiz olarak Türkiye'mizin dört bir yanına ulaştı fakat reyting sıralamasına bakınca çeyrek final maçlarının listeye giremediği ortaya çıkıyor. Dizilerin, yarışmaların hatta reklamların bile reytingleri daha yüksek. Demek ki futbol izlemeyi de sevmiyoruz.
.
Tribünlere bakıyorum, 4 maçı toplasak gene de bir stadyum dolduramıyor. 80-95 yılları arasında dolan tribün fotoğrafları ile nüfusun 2 katına çıktığı günümüzde boş tribün fotoğrafları. Demek ki yanlış uygulamalar ile taraftarları da kaçırdınız, üstüne üstlük seyirci de çekemiyorsunuz. Zaten çoğu kulübün taraftarı bile yok !!!
Beşiktaş-Gaziantep B.B. (33.000) ortalama 15.000
Gaziantepspor-Galatasaray (17.000) ortalama 8.000
Gençlerbirliği-Bucaspor (19.200) ortalama 3.000
İstanbul B.B.-Kasımpaşaspor (76.000) ortalama 100
.
Türlü bahaneler uydurulabilinir.Haftasonu oynanacak lig maçlarında da genel itibari ile sonuç pek değişmeyecektir. Pahalı biletler, hava soğuk, takımların taraftarı yok, televizyondan yayın var, holiganlar yüzünden maçlara gelmekden korkuyorlar. Artık kim neye inanırsa, fakat acı gerçekler ortada güneş balçıkla sıvanmaz.Hele bu bahaneleri öne sürmek "özrü kabahatinden büyük" demek olur. Neyse konuşmaya devam (!)

3 Şubat 2011 Perşembe

Bizim Burada Ne İşimiz Var?


.
Dün akşam Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında (seyircisi olmayan fakat ülkenin en büyük stadyumunda maçlarını oynayan) İstanbul B.B. ile Kasımpaşa 80,000 kişilik Atatürk Olimpiyat Stadı'nda karşılaştı. Maç 0-0 biterken, karşılaşmayı 30'a yakın İstanbul B.B. 'lu ve 20 kadar da Kasımpaşa taraftarı izledi. Kasımpaşa taraftarının çevresinde ise yaklaşık 25 özel güvenlik görevlisinin oluşturduğu çember ile İstanbul B.B.'lu taraftarların açtığı pankart trajikomik görüntü oluşturdu. (Reklama girer diyerek pankartdaki kanalı kapadım)
Artık yanan elektriğe mi üzülürüz, bu görüntülere mi güleriz bilemiyorum. Eskiden gazetede yazardı. "Elde edilen hasılat ve bu hasılatdan, stadyumun masrafları düşüldükden sonra geriye kalan para" ev sahibi kulüplerin kazancı şeklinde, şuanda nasıl oluyor bilemiyorum !(?)
.
Gelelim diğer habere, yani Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülen 'Çirkin ve kötü tezahürat' başlıklı maddeye. Madde komiysondan geçtiği taktirde; "Taraftarların grup halinde veya münferiden duyan kişilerin rencide olmasına sağlayacak tarzda davranışları halinde şikayet şartı aranmaksızın failler hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
.
Kaynak: http://www.internethaber.com/tribunde-islik-calana-3-yil-hapis-geliyor-325270h.htm#ixzz1Ct1Xgcfq
.
Kısacası gidişat "Bizim Burada Ne İşimiz Var?"

2 Şubat 2011 Çarşamba

Eyvallah


.
Eyvallah Fernandes... Böyle devam. Skoru 5-0'a getirene kadar ciddiyeti elden bırakmayan Beşiktaş turu cebine koydu. Bir ay sonra eller cepte gider Antep'e. bir galibiyet de oradan alırsa cepleri para doldurur, kutlamalarda kebap ve bakalavalarla da mideleri doldurur döner İstanbul'a.
.
İkinci yarıda oynamaya başladığı bütün maçlardaki gibi yine ilk dakikalarda rakip kaleyi ablukaya alıp golü bulana kadar saldırdı Beşiktaş. Klasik deplasman takım zihniyetinden uzak, kapanmadan ve futbolu çirkinleştirmeden oynayan Antep Belediye fazla direnemediği maçta beş farklı geri düştükten sonra sinirlerin bozulmasıyla güzel giden karşılaşmaya limon sıkan fauller yapmaya başladı. Son dakikaları bu nedenle biraz keyifsizleşse de Beşiktaş'ın kontrolü altında geçip bitti.
.
Olimpiyat kazası sonrası, buz gibi bir hafta içi akşamında, Bank Asya takımına karşı üstelik de açık kanaldan yayınlanan bir maç. Tribünler bütün bu olumsuz şartlara rağmen oldukça doluydu. Takıma ve özellikle Schuster'e sahip çıkılması gelecek adına ümit verdi. Lig için Fener'e, kupa için Galatasaray'a mesajlar gönderilerek gece sonlanırken Sergen'e de göz kırpmayı ihmal etmedi tribünler.

Warta Poznan ve Eski Porno Yıldızı "Yeni Başkanı"

.
Sabah gazetesinin haberine göre; Polonya ikinci lig takımlarından Warta Poznan şimdilerde ülkede hatta Avrupa'da en çok konuşulan futbol kulübü olmuş. Nedeni ise başkanlarının eski bir Playboy güzeli olmasıymış. "Erkek dergisi playboyun bir zamanlar kapaklarını süsleyen 20'li yaşlarda düzgün fiziği ve güzelliğiyle birçok dergiye poz veren Izabella Lukomska ülkesi Polonya'nın ikinci ligi ekiplerinden Warta Poznan'a başkan oldu." şeklinde haberi görünce aklıma bizim eski oyuncumuz Sırp Milica Daboviç geldi. Beşiktaş bayan basketbol takımımızdan, FHM dergisine verdiği çıplak pozlar yüzünden ne yazık ki kovulmuştu.
.
Malesef insanları mensup oldukları dinlerine, renklerine, ekonomik statülerine, soyadlarına, siyasi kafalarına,makamlarına, kıyafet seçimlerine, cinsel tercihlerine, geçmişteki kariyerlerine vs vs. göre sınıflandırıyoruz veya önyargı ile bakıyoruz. Esas önemli olan ise şuanda sorumluluk aldıkları makamlardaki görevlerinin hakkını nasıl verdikleri olması gerekirken. Dürüstçe ve faydalı şekilde çalıştıkdan sonra, özel hayatını, geçmişini işine yansıtmadıkdan sonra kime ne ? "Takke düştü, kel göründü" deyimindeki gibi olacağına, baştan kel olsun ama işini düzgün yapsın !
.
.



1 Şubat 2011 Salı

Dinamo Kiev-BEŞİKTAŞ "Maç Biletleri Hakkında"


.
Ukrayna'da oynanacak Dinamo Kiev-BEŞİKTAŞ karşılaşması maç biletleri hakkında yeni bir gelişme oldu. Ukrayna temsilcisi bugün itibariyle bilet satışına başlamış. En pahalı biletin 200 Ukraine Hryvnia (40 TL) olması ile bizim kulüp binamızda satışa sunulan 100 Eur (200 TL) arasındaki uçuruma nasıl yorum yapılır bilemiyorum.
.
Hatta kartalbakisi.com sitesinin haberinde yer alan, kulübümüzden bilet almış olan bir taraftarımızın yazısı hem düşündürücü hemde üzücü. 'Kulüpten 2 adet bilet aldım. Tanesi 100 Euro olmak uzere. Karşılığında üzerinde Beşiktaş ve Dinamo Kiev yazan 2 adet atkı ve 2 adet siyah bere verdiler. Ayrıca karşılığında yine 2 adet makbuz aldım. Vezneye ödeme yaptıktan sonra makbuzların birinde iki adet mac bileti 40 € karşılığı Turk Lirasi ve diger makbuzda bağış olarak 160 € karşılığı Turk Lirası olarak yazıyor.'
.
Aşağıdaki resimde de Dinamo Kiev kulübünün bu sezonki kombine ücretleri hakkında detaylı bilgiler var. Sanırım futbolcu karşılama merasimleri için bedava otobüs kaldıran kendi kulübümüz tarafından yurtdışına gidecek olan gene kendi taraftarlarımız bu sefer kazıklanıyor !
.

"Barış Manço" Unutmadık Seni !


.
Barış Manço hakkında kısa bilgi vermek gerekirse; tam adıyla Mehmet Barış Manço (d. 2 Ocak 1943, İstanbul - ö. 1 Şubat 1999, İstanbul), Türk besteci, şarkı sözü yazarı, gezgin ve TV programı yapımcısıdır. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucu üyelerindendir. Müziğe başlangıcı Galatasaray lisesinde oldu. Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi'nde tamamladı. Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Flemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca ve Yunanca olarak yorumlandı ve Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayatından aldı. “Domates, Biber, Patlıcan”, buna bir örnektir. Hazırladığı televizyon programıyla dünyanın pek çok ülkesine gitmiş, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırılmıştır.
.
Resmi sitesi : http://www.barismanco.com/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bar%C4%B1%C5%9F_Man%C3%A7o
.

.
Beşiktaş'ımız "10 puan 10 puan 10 puan 10 puan ve 40 puanla şampiyon" olamayacak olsa da, Rahmetli Barış Manço "Adam Olacak Çocuk" dediği bizleri hep şampiyon yapmıştı. Bestelerinde anlam, müziğinde kalite vardı. Günümüzde hızla değişen değerler ile malesef radyolarımız, tv kanallarımız pek yayınlamasa da, arşiv odalarına atmış olsa da ondan miras kalan klipleri, belgesel niteliğinde çektiği programları, bizler hiç unutmadık. Çünkü Barış abimiz bizdeki ışığı görmüş hatta bizler için "Adam Olacak Çoçuklar" demişti. Seni ve senin eserlerini UNUTMADIK, UNUTULMAYACAKSIN !
.

.

Günümüzde hızla değişen, yozlaşan değerler ve kıymet bilmeden sadece tüketimci olduğumuz bir ortamda hele BJK İnönü Stadyumu'nun yıkılması gündemde iken, Barış Manço'nun sözleri ve müziğiyle çok hoşuma giden "Eski Bir Fincan" isimli şarkısına bir klip hazırlamasak olmazsa olmazdı (!)
.